Kurumsal eğitim tekliflerini nasıl karşılaştırmalı?

Gizem Güney · 6 dk okuma ·

Kısa cevap

Kurumsal yapay zekâ eğitimi teklifleri birbirine benziyor, çünkü çoğu aynı şeyi söylüyor: araçları tanıtacağız. Ayrım dört soruda çıkıyor. Bir: gün, ekibin kendi işleri üstünde mi geçecek yoksa hazır örnek senaryolarla mı? İki: o gün odada kim olacak — teklifi yazan kişi mi, başkası mı? Üç: kurumun verisi araca giriyor mu, girmiyorsa nasıl çalışılacak? Dört: gün bittiğinde elde slayt mı kalıyor, yoksa ekibin ertesi gün kullanmaya devam edeceği bir akış mı? Fiyat, bu dördü netleşmeden karşılaştırılabilir bir sayı değil.

Teklifler neden birbirine benziyor?

Aynı başlıkları kullanıyorlar çünkü başlıklar ucuz. "Yapay zekâ farkındalığı", "verimlilik", "geleceğe hazırlık" — bunları herkes yazabiliyor ve hiçbiri günün nasıl geçeceğini anlatmıyor. Satın alma masasında yan yana konduğunda üç teklif de aynı şeyi vaat ediyormuş gibi görünüyor, geriye tek ayrım olarak fiyat kalıyor.

Fiyatın tek ayrım hâline gelmesi alıcı için kötü bir sonuç, çünkü en ucuz teklif genelde en genel olanı oluyor: hazır müfredat, hazır örnekler, düşük hazırlık maliyeti. Aşağıdaki dört soru, teklifleri gerçekten birbirinden ayırıyor.

Soru 1 — Gün kimin işiyle geçecek?

Sorulacak hâli: "Gün içinde çalışacağımız örnekler nereden gelecek?" Cevap "sizin süreçlerinizden, öncesinde konuşarak seçeceğiz" ise hazırlık var demektir. Cevap "sektörünüze uygun örneklerimiz mevcut" ise hazır bir müfredat var demektir.

İkincisi kötü değil — ucuz ve hızlı. Ama ertesi gün masada bir şeyin değişmesini bekliyorsanız, ekibin kendi işi üstünde çalışması gerekiyor. Bunun bir maliyeti var ve teklifte görünüyor: hazırlık için sizden zaman istiyorlar.

Buna bağlı ikinci bir işaret: hazır bir müfredat PDF'i gönderebiliyorlarsa içerik kuruma göre kurulmuyor demektir. Biz gönderemiyoruz, çünkü önce ne yaptığınızı anlamamız gerekiyor.

Soru 2 — O gün odada kim olacak?

Teklifi yazan kişiyle eğitimi veren kişinin farklı olması yaygın ve kendi başına bir sorun değil. Sorun, bunun sözleşme aşamasında öğrenilmesi. Doğrudan sorun: "Bu günü kim yürütecek, o kişinin daha önce yaptığı işleri görebilir miyim?"

İkinci bir soru daha var ve genelde atlanıyor: yönetim tarafından gelen soruları kim karşılayacak? Gün içinde "bu bizde neye mal olur", "hangi süreci otomatikleştirmeli", "bunu içeride mi tutmalıyız" soruları çıkıyor ve bunlar eğitmenin değil, o tarafta çalışmış birinin sorusu. Bizde bu ayrım açık: içeriği ben kuruyorum, yönetim ve teknoloji tarafını Uğur karşılıyor.

Soru 3 — Kurumun verisi nereye gidiyor?

Bu sorunun cevabı iki katmanlı olmalı. Birincisi eğitim sırasında: hangi belge araca girecek, hangisi girmeyecek, girmeyecekse örnek nasıl üretilecek. İkincisi eğitimden sonra: ekibe bırakılan kullanım kılavuzu bu sınırı yazıyor mu?

Cevap "endişelenmeyin, güvenli araçlar kullanıyoruz" ise yetersiz. Ekipteki kişinin ertesi gün kendi başına karar verebilmesi gerekiyor ve bunun için elinde bir kural olmalı, bir güvence değil.

Soru 4 — Gün bittiğinde geriye ne kalıyor?

Somut hâliyle sorun: "Gün sonunda elimizde ne olacak?" Slayt destesi ve katılım listesi bir cevap; ekibin kendi işine yerleşmiş çalışan bir akış artı ekibin kendi yazdığı iç rehber başka bir cevap.

İkincisini vaat eden bir teklif daha fazla hazırlık ve genelde daha uzun bir gün istiyor. Bu, teklifin pahalı olmasının meşru sebebi; sadece "daha kapsamlı" yazan bir satır değil.

Fiyatı en sona bırakın

Dört sorunun cevabı elinizdeyken fiyat anlamlı bir sayı hâline geliyor: iki tekliften biri ekibin kendi işiyle geçen, hazırlık yapılmış bir gün öneriyorsa, diğeriyle aynı fiyatta olması gerekmiyor.

Kurumsal atölyelerde ücreti teklif bazlı veriyoruz çünkü içerik kuruma göre kuruluyor. Ekibin kaç kişi olduğunu, ne iş yaptığını ve neyi çözmek istediğinizi yazın; teklif ondan sonra anlamlı oluyor.

Sık sorulanlar

Uzaktan mı, yerinde mi daha iyi sonuç veriyor?

İkisi de yürüyor. Belirleyici olan format değil, ekibin gün boyunca kendi işine dokunup dokunmadığı. Uzaktan yapılan bir günde herkesin kendi ekranında çalışıyor olması gerekiyor; sadece izlenen bir yayın olduğunda sonuç sunuma dönüyor.

Eğitimden bir ay sonra ekip unutuyor, ne yapmalı?

Unutulan şey genelde bilgi değil, refleks — ve refleks tek günde yerleşmiyor. En işe yarayanı, gün sonunda kurulan akışın gerçekten kullanılmaya devam etmesi ve ekibin kendi yazdığı iç rehberin ortak bir yerde durması. Tek seferlik bir gün, hiç kullanılmayan bir akış bırakırsa bir ay sonrası kaçınılmaz.

Önce küçük bir grupla pilot yapsak olur mu?

Olur ve genelde mantıklı. Tek şartı, pilot grubun aynı işi yapan insanlardan seçilmesi; farklı departmanlardan birer kişiyle yapılan pilot, sonucu ölçülemez hâle getiriyor.

Ücreti neden baştan söylemiyorsunuz?

İçerik kuruma göre kurulduğu için. Ekip büyüklüğü, format ve hazırlık ihtiyacı belli olmadan verilen rakam ya sizi ya bizi yanıltır. Ne yaptığınızı yazın, teklifi ona göre çıkaralım.

Bunu okuyanlar şunu da okudu